Sunday, June 13, 2010

Susama, susadıkça bira sana gelecek!


Biranın su gibi aktığı bi gece. Bremen’deyiz (Almanlar iyidir, severim..) Arkadaşı da zorla ikna etmişim. Han sarhoş hancı sarhoş. Gözyaşı bezlerinin anüsünde olduğu her halinden belli bir grubuz. Efkarımız birikmiş, sığmıyor içimize. Bir yarışın içindeyiz. Kim daha çok içerse, gövdesinde Maaşallah yazılı Alman güzelle yukarıda bir gece geçirecek. Vay anasını.. İç iç, tuvalete git. Uzaktan hoş geliyor hatunun sesi. Biçerdöver bakışlarıyla kesiyor bizi. Tam karşımızda çifte minareli. Işıl ışıl bir köy gibi parlıyor, çok az haneli...

Ben kaçıncıyı içmişim bilmiyorum. Yıllarca İzmir Basmane'de tekel biranesinde (hani şu Borsa’nın karşısında olan) Orhan Gencebay takviyeli biraları içmişim ya.. Ondan olacak bu şaşırtıcı dayanıklılık. İçtikçe tuğlalar taşıyorum yalnız, ağır mı ağır. Bir çeviriyorum kelleyi, bir de ne göreyim kalmışız 3-5 kişi. Bremen'in mızıkacıları yok ama mızıkçılarıyla dolu ortalık. Susayan hani bira içiyordu birader burada? Sahi, nerede lan bu almanlar? Eksilmişler, göbeklerinden tuş olmuş zavallılar. Severdim ben onları oysa! Bir de bakmışım bunları düşünürken kalmışız iki kişi. Birisi ben, birisi Moliere Hilmi. Tiyatrocudur bu, rol yapar sanıyorum ama sağlam içiyor. Kadın bize yaklaşıyor. Sarı saçlı, mavi sütyenli, mavi donlu. Masmavi don... Ahh dona bakıyorum dona kalıyorum. Zira donda bir çıkıntı mevzu bahis. O ne lan Hilmi? Bizde de var ondan?!

Hilmi bana bakıyor ben Hilmi’ye. Bu bir travesti aman yarabbi? Biralar oluyor o an Bremen yeşili. "Susama olm susama. Susadıkça bira sana gelecek!" diyorum içimden. Kafa da iyi olmuş. Temmuzun yirmisi, günlerden perşembe. Hilmi de farkında olayın. Birden boz bulanık oluyor bardaklar. Ah almanya, acı vatan!

Bakıp anlıyor tabi führer kılıklı organizatör ağabeyler. Penaltı atışlarına geçer gibi koyuyorlar önümüze birer tombul bardak. Köpüklere bakıyorum, boğulacak gibi oluyorum. Ter damlıyor alnımdan. Hilmi yerde. Biliyorum rol yapıyor ibne. Ah hiç şansım yok. Yok hiçbir çare. Üst kata doğru 1,5 erkek, kol kola marş marş!

Oysa ben Almanları seviyordum.
Son kadehimi Enver Paşa’nın şerefine kaldırıyorum.

No comments: