Monday, August 16, 2010

Gurbet Kuşları


Gurbet Kuşları, 80’li yılların başında her yerde bol bol çaldığını öğrendiğim ve bence oldukça kaliteli olan bir arabesk şarkı. Dönemin içli kadın vokali Biricik tarafından seslendirilen şarkının söz ve bestecisi Selahattin Cesur’dur. Tarlabaşı’nda temizlikçilik yapan, dişleri sararmış, elleri nasırlaşmış, iki büklüm olmuş, bir zamanların aranılan gazino sanatçısı bir kadının dramı canlanır nedense gözümde; ki sözlerinin bununla alakası yoktur. Bir garip şarkıdır alır götürür sizi, unutulan ve küf tutmuş yerlere...

Dinlemek için link:

Unutulan Futbolcu Ekber'in yaptığı en iyi şey barajda durmaktı


Bazı futbolcuların, tam birbirlerine girecekleri anda birden yumruk kaslarını gevşetip karşı tarafın yüzlerini ya da kafalarını okşamaları gibi bir durum söz konusudur, bilirsiniz. İşte Ekber’de bu özellikte bir futbolcuydu. Sert görünürdü ama o görüntünün altında altın gibi bir kalbi vardı. Kendisi Recep Çetin'i izleyerek büyümüştü. Belki de yaptığı en büyük hata bu olmuştu.

Hüseyin Başaran ohaaaaa desibel bir sesle bağırarak seyircilere Ekber'in ayağından sekip ağlarla buluşan golü anlatırken, onun tüm futbol hayatı bir film şeridi gibi gözünün önünden geçti. Sonra onu ikna ettiler. Tekrar sahalara dönmeye karar verdi. bir gece öncesi kabus gibiydi. uyuyamıyordu. bacağını hafifçe yukarı kaldırarak akşam yemeğinde yediği asitli karpuz sularını Beymen pijamasından boşaltıp altına işeyiverdi. Maça çıkmamaya karar verdi. Kalbinin duracağını düşündü, ölmekten çok, öldükten sonra herkesin onu hatırlayacağı örseleyici biçimden korktu. Beceremedi. Sonra Hayvanları Koruma Derneği’nde kürsüler edindi, toplu sünnet törenlerinde fıkralar anlattı. Ama bir türlü kendini kendine sevdiremedi.

Bak aklıma geldi, Ekber'in hiç kırmızı kart görmediğini söylememiştim değil mi? Bir kez bile görmedi. Evet, ne trajik değil mi? Adam hiç kırmızı kart yemiyor ve hiç sahadan atılmıyor. Milim dakika kaybetmiyor ama başına gelene bak. Hayalarına top gelse bile mücadele etmeye devam ediyor. Bence Türkiye'de kurulacak yeni barajlardan birine Ekber'in adı verilmeli: 'Yakın Direk Ekber Barajı.” Yok, olmadı.. 'Ekber Haymana Barajı'. Bu da olmadı. Sadece 'Ekber Barajı' ... Evet...

Evet, biliyorum biraz uçtum ama dostum bu ülkede 'Berke Barajı' diye bir gerçek var. Bir tikky ismi baraja veriliyor da, niye Ekber'in adı verilmesin? Haklısın, bütün bunlar saçmalık. Ama hayatta herkesin bir öyküsü vardır, unutmamalısın.

Ekber'in frikik atışları sırasında battal vücudunu topa doğru yöneltmesi, Bruce Campell'ın, "Evil Dead`" filminde yaptığı inanılmaz bir jesti hatırlatıyor bana. O filmde Ash (Bruce Campell), havaya doğru yükselir ve daha sonra elindeki testereyle dört ayak üstüne düşer. Kafasını, kendisine yönelmiş hilkat garibesine doğru kaldırıp ve sertçe hamle yapar. İşte tüm bu süreç, Ekber'in kaldırdığı kafasında yeniden üretilir.

Tuesday, August 3, 2010

Temel Taş... Neşet Ertaş...


Evvelim sen oldun ahirim sensin!
Ne psychedelic bir türküdür be...

Alır beni yüksek bir yerden pat diye bir betona düşürür.
Son ana, yere doğru akana dek beynim tele vuran tezeneyi düşünür.
Böyle böyle ölür geberir, ertesi sabah yeniden doğarız metaforik rakı sofralarında...

"Gözyaşım sen oldun kahirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin"

Nil mil hikaye bize her daim neşet ertaş gerek...
Öldür Neşet Baba bizi, öldür bre sevmelere gidek!

Kulaklık kablosu sabitlemek için pratik bir yol


Aman tanrım.
Kulaklarıma inanamıyorum!

Biberon Kaşık


Fikir olarak fena değil ama işlevsel olarak ben klasik biberonu yeğlerim. Eşek kadar adam oldum hala kaşıkla yemek yerine fındık kremaları emerek dühul etmek zevk veriyor bana. Freudyen bir açıklaması da olabilir bunun. Sütten kesildim 30 küsür yıl önce belki ama hala Peter Pan sendromum var herhalde. O zaman Selami Şahin'den gelsin: "Büyümeyen bebeksinnnn, emmeye alışmışsınnnn..."

Hay Allah!

Efe "Yaş" Üzüm Rakısı


Hatunun reklamı olmuş resmen.
"Üzüm gibi kadınım. ege diyarından!"

Adam kadına yönelmiş ama kadına güvenilmez, zira kadraja bakıyor.
Burada olumsuz bir mesaj sezmekteyim.

Marka güvenirliğinin dibine kibrit suyu dökülmüş resmen. Olmamış. Kaliteli çekim, içerik boş olduktan sonra yetersiz. Olmamış, İçmem ben seni!