Monday, September 6, 2010

Unutulmaz Film Sahneleri 1

Adam kapıdan çıkarken karısına şöyle der: "Bugün ne çok işim var, bir bilsen cancağızım. Geçen seneden arşive kaldırılması unutulmuş dosyaların istifi, öğleye doğru bermutat kontrollerin ifa edilmesi, muvakkat bütçemizin revizyonu için genel müdürlüğe mektup yazılması, hülasa iş iş iş iş üstüne iş…"

Kadın şöyle cevaplar: "Çoluğumun çocuğumun velinimeti, dalyan yapılım, selvi boylum, git yiğidim, git de sök getir rızkımızı…"

Adam da; "Her şey sizin için, zaten siz olmasanız…" diyerek kapı tokmağını çevirir. Çünkü açmak istiyor kapıyı, ancak tokmak elinde kalır, bunun üzerine sinirlenip kapıya tekme atar, bacağı ahşap sunta kapının içine girer. Çıkartamaz, itfaiye çağırırlar. İtfaiyeciler adamın bacağına hasar vermeden kapıya ve bacağına müdahale edemeyeceklerini bildirirler. Sonra kapıyı menteşelerinden sökerek adamın bacağı ve topyekûn kendisiyle beraber itfaiye binasına doğru götürmeye başlarlar.

Halbuki ne kadar yanlış; adamı ya hastaneye ya da tamirhaneye götürsenize... ya da komple bir sanayiye falan. İşin ehilleri orada aslında… İşte Türk sinemamızın gelmiş olduğu hazin nokta.
Hakikaten nokta.
Okuyor musun hala?
Nokta ulaaaan.

No comments: